Mustafa Timisi’den Soner Yalçın’a yanıt var… Hangi güçler Alevileri yanına çekmek istiyor

Türkiye Birlik Partisi kurucusu Mustafa Timisi, Sözcü gazetesi yazarı Soner Yalçın’ın önceki gün kaleme aldığı, “CHP pusulasını kıran Kılıçdaroğlu… Mustafa Kemal’in Askerleri ‘kimlikçi siyasete’ teslim mi oldu” yazısına yanıt verdi.

Soner Yalçın o yazısında CHP’nin çizgisinin kimlik siyasetine kaydığını belirterek, “Demek neoliberalizmin etnisite tuzağı bu kadar etkili oldu partide! Bu yeni muhafazakâr kafa CHP’yi, Mustafa Timisi’nin Birlik Partisi’ne dönüştürecektir. Mustafa Kemal’in Askerleri ‘kimlikçi siyasete’ teslim oldu demek…” ifadelerini kullanmıştı.

Uzun yıllar Sivas Milletvekilliği de yapan Mustafa Timisi bu sözlere yanıt verdi.

Timisi yanıtında, “Türkiye Birlik Partisi’nin, Türkiye’de 1960’lı yıllarda hangi toplumsal, kültürel, demokratik bir ihtiyaçtan kurulduğunu da bilmiyorsunuz” diyerek Yalçın’ı eleştirdi.

“Sayın Yalçın görüyorum ki; CHP’nin ve Genel Başkanı’nın seçim yenilgisini yukarıda vurguladığım zihniyet gibi siz de Sayın Kılıçdaroğlu’nun Aleviliğine bağlıyorsunuz” diyen Timisi yanıtında şu ifadeleri kullandı:

Türkiye Birlik Partisi, 1960’lı yılların bağnaz, gerici çevrelerin Emevi İslam anlayışının ülkemiz ve halkımıza yerleştirmiş olduğu, “Alevileri aşağılayan, hor gören, soyutlayan, varlıklarını dahi kabul etmeyen bir zihniyete karşı; Atatürk İlke ve Devrimlerini esas alarak Laik Cumhuriyet’e ve ilkelerine sonsuza kadar sahip çıkarak, demokratik solda bir mücadele vermiştir. Irk, mezhep, renk ve cinsiyet ayrımına şiddetle karşı olmuştur. Ülkemizde tüm ezilenlerin yanında yer almıştır.

1970’li yılların gazetelerine ve yayınlarına bakmanızı öneririm.

Sayın Yalçın görüyorum ki; CHP’nin ve Genel Başkanı’nın seçim yenilgisini yukarıda vurguladığım zihniyet gibi siz de Sayın Kılıçdaroğlu’nun Aleviliğine bağlıyorsunuz. Nitekim bu düşüncelerden etkilenen bir kısım yurttaşımızın, yapılan ağır propagandalar sonucunda Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na ve CHP’ye yeterince destek vermedikleri anlaşılıyor. Böylece Türkiye, tarihi bir fırsatı kaçırmış oldu. Sayın Kılıçdaroğlu kazanmış olsaydı samimiyetle inanıyorum ki ülkemiz gerçekten demokratik, laik sosyal bir hukuk devleti olacaktı. Tarihin çöplüğüne terk etmemiz gereken bu gerici, yobaz algılar kırılacak, ülkemize tam bir eşit yurttaşlık temelinde barış gelecekti. İşte o zaman Atatürk’ün gösterdiği tam bağımsız, çağdaş, özgür Türkiye hedefine ulaşacaktık. Ne yazık ki bu sonuca ulaşamadık. İnanıyorum ki geçmişte yöneticiliğini ve Milletvekilliğini yapmış olduğum CHP, bu seçim sürecinden kendine düşen dersleri çıkarıp, güçlenecek ve ülke yeniden ayağa kalkacaktır. Türkiye’nin yegâne umudu ve kurtuluşu buradadır.

Sayın Yalçın,

Diğer önemli bir nokta da Türkiye’de yıllardır gerici egemen güçler, Alevi yurttaşlarımızı sol siyasetten özellikle CHP’den uzaklaştırma gayret ve çabası içindedirler. Böylece toplumun bu dinamik potansiyelini yanlarına çekmek gayreti içindedirler. Oynanan bu oyunun tuzağına düşülmemesi de hepimizin göz önünde tutması gereken bir olgudur.”

MUSTAFA TİMİSİ KİMDİR

1 Mayıs 1936’da Sivas’ın Divriği ilçesinde doğmuş. Üç yaşındayken ailece ilçeden baba yurdu olan Timisi köyüne göçmüşler.

Babası, I. Dünya Savaşı sırasında İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin üçlü yönetiminden Cemal Paşa komutasındaki Suriye cephesinde İngilizlere karşı savaşmış.

Mustafa Timisi, 1960’lı ve 1970’li yılların önemli siyasi şahsiyetlerindendir. Divriği ilçesine bağlı yaklaşık 130 köyün çoğunda Türkmen Alevi bulunmaktadır. Bu yüzden de mensup olduğu Alevi toplumunda bilinirliği oldukça yaygındır.

1960’lardan itibaren katıldığı yahut tanığı olduğu olaylar ve faaliyetler şöyle sıralanabilir: Alevilerin kimlik ve hak mücadelesi, Birlik Partisi hareketi, Türkiye Birlik Partisi (TBP) genel başkanlığı, 14. ve 15. dönem Sivas milletvekilliği.

Bu süreç içinde yaşadığı ve mücadele etmeye çalıştığı 12 Mart 1971 Muhtırası, Çorum ve Maraş Olayları, “sağ-sol çatışması” diye bilinen öğrenci olayları ile diğer toplumsal ve siyasi çatışmalar, 12 Eylül 1980 Askeri Darbesi.

Timisi, 12 Eylül sonrasında da aktif siyaset yapmış; SODEP’e katılmış, SODEP-HP (Halkçı Parti) birleşmesinde genel sekreter olmuş; 1987’de 18. dönem İstanbul üçüncü bölge milletvekili seçilmiş.

Derken parti yönetiminden ayrılmış. Ancak Murat Karayalçın başkanlığındaki SHP’de tekrar parti yönetimine girmiş.

CHP-SHP birleşmesinde ikinci defa SHP genel sekreteri olmuş. İzleyen yıllarda CHP genel başkan yardımcılığından ayrılmak suretiyle aktif politikadan çekilmiştir.

İLGİLİ HABER

CHP pusulasını kıran Kılıçdaroğlu… Mustafa Kemal’in Askerleri “kimlikçi siyasete” teslim mi oldu

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*