Erdoğan: BM Güvenlik Konseyi 7 Ekim’den bu yana İsrail’i koruma ve kollama konseyine dönüştü

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Dünya İnsan Hakları Günü İnsanlığın Yüzü Programı’nda konuşuyor.

Erdoğan’ın açıklamalarından öne çıkan konuşmalar şu şekilde:

“Lafa gelince mangalda kül bırakmayanlar, iş icraata gelince iki yüzlülüğünün kitabını yazmaktadırlar. İsrail’in hedef gözetmeksizin yaptığı saldırılar sonucunda 18 bini aşkın Gazzeli kardeşimiz şehit oldu. İsrail’in alçakça katlettiği her 3 Filistinliden 2’si kadın veya çocuktur. Anne ve babalarının beyaz kefenine sarılıp, gözyaşı dökenler masum sabiiler İsrail’in vahşetinin sembolleri olarak hafızalarımıza kazınmıştır. Batılı ülkelerin sınırsız desteğini alan İsrail yönetimi Gazze’de tüm insanlığın yüzünü kızartacak canilikte zulümlere imza atıyor. Savaşta bile ibadathanelerden, okullara, hastanelerden, mülteci kamplarına kadar tüm sivil yerleşim yerleri İsrail tarafından alçakça bombalanıyor. Gazze’deki binaların 3’te 2’si ya tamamen yıkılmış, ya ağır hasar almış ya da kullanılamaz hale gelmiştir.  İsrail Gazze halkının suyunu, gıdasını, elektriliğini ve iletişimini keserek, milyonlarca insanı açlığa ve ölüme mahkum etmiştir… Maalesef bu vahşet karşısında uluslararası kuruluşlar ve insan hakları örgütleri ihlalelerin önüne geçecekleri hiçbir somut adım atmıyor. Biz ne dedik, dünya 5’ten büyüktür. BM güvenlik Konseyi’nde 5 daimi üye ve geçici üyeler sadece Amerika’nın ret oyuyla ateşkes reddedildi. Böyle adalet olur mu? Adil bir dünya mümkün ama ABD ile değil. Amerika İsrail’in yanında parasıyla bütün silah mühimmatı ile yer alıyor. BM Güvenlik Konseyi’nden bir umudumuz kalmadı, konsey 7 Ekim’den bu yana İsrail’i koruma ve kollama konseyine dönüştü. 

Gazze’deki zülumlerle birlikte BM’in bu aciz yapısının da tüm dünyada sorgulanacağına inanıyoruz. Bakın çok açık söylüyorum. Gazze’den sonra hiçbir şey eski tas eski hamam devam edemez. İşgal edilmiş Filistin topraklarındaki zulmün hesabı insanlık vicdanıyla birlikte hukuk önünde mutlaka sorulmalıdır. Gazze kasapları uluslararası mahkemelerde eylemlerinin hesabını vermelidir.

Adil yargılanma hakkı için çok sayıda çalışma yaptık. Bu amaçla yargı reformu yasa paketleri, insan hakları eylem planları, yargı reformu strateji belgeleri hazırlayıp hayata geçirdik. İşkenceye sıfır tolerans politikasını uygulayarak bu suça ilişkin cezaları artırdık, zaman aşımını kaldırdı.

Farklı bin, mezhep ve inanç gruplarına ait cemaat vakıflarının mülk edinmelerini kolaylaştırdık. Resmi dilimiz olan Türkçe dışındaki dil ve lehçelerin öğreniminin önünü açtık. Bu dillerde siyasi propaganda, radyo ve televizyon yayını yapılmasına imkan tanıdık. Kürtçe yasak mıydı? Yasaktı. Önünü biz açtık. Her türlü siyasi propagandayı Kürtçe olarak da benim Kürt vatandaşlarım yapabiliyor mu? Yapıyor. Önünü biz açtık.

Nefret suçu ilk kez bizim dönemimizde ceza mevzuatımıza girmiştir. Alevi ve Bektaşi kardeşlerimiz ile Roman vatandaşlarımızın haklarına yönelik birçok önemli düzenlemeyi yaptık.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

xxx